Bir unvanın değil, yaşanmışlığın içinden
Bir akademisyen, gazeteci, tarihçi ya da psikolog değilim. Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi almadım; çocukluğumdan beri tuttuğum ciltler dolusu defterlerim de olmadı. Fakat bugün biliyorum ki insanın anlatacak bir sözü olması için önce hayatı duyması gerekir.
Kaysı bahçelerinde geçen çocukluğum, dere kıyısındaki yaz günleri, komşuluklar, aileden kalan sessizlikler, iman, vefa, korkular ve sevinçler yazılarımın beslendiği yerlerdir. Yazmayı büyük sözler söylemek için değil, yıllarca içimde konuşup kendine yer bulamayan sesi duyurmak için seçiyorum.
Kendimi milyarlarca insanın arasında insanlardan bir insan olarak görüyorum. Yanılan, öğrenen, kimi zaman susan, kimi zaman yeniden başlayan biri. Yazdığım her satırda okurun kendi hayatından bir iz, kendi gönlünden bir ses bulmasını diliyorum.
“Şiirlerden Bir Demet”, şiirlerin, öykülerin, denemelerin ve kitapların aynı edebiyat sofrasında buluştuğu açık bir defterdir.