Ağır Roman Üzerine İlk İzlenimlerim
Metin Kaçan’ın Ağır Roman kitabının daha ilk sayfalarında alışılmışın dışında bir dünyaya giriyoruz. Kolera Sokağı’nın kendine özgü insanları, onların kavgaları, sevinçleri ve hayata tutunma çabaları anlatılıyor. Kitabın havası sert olsa da satırların arasında derin bir hüzün hissediliyor.
Yazarın dili oldukça farklı. Bolca argo ve sokak ağzı kullanıldığı için bazı cümleleri yeniden okumak gerekebiliyor. Başlangıçta bu dile alışmak biraz zor olsa da ilerledikçe anlatılan mahallenin sesini duyar gibi oluyoruz. Kitabın en dikkat çekici taraflarından biri de bence bu kendine özgü anlatımı.
Ağır Roman, yalnızca birkaç kişinin yaşadıklarını anlatmıyor. Görmezden gelinen insanların hayatlarını, çaresizliklerini ve kendi dünyalarında kurdukları düzeni de gösteriyor. Kahramanların yaptığı her şeyi doğru bulmasak bile onları anlamaya çalışıyoruz.
Kitabı okurken kimi yerlerde üzüldüm, kimi yerlerde şaşırdım. Bazı bölümleri ağır gelse de anlatılan hayatların gerçekliği beni düşünmeye yöneltti. Herkese rahatlıkla önerebileceğim bir kitap değil; fakat farklı bir dil ve değişik bir edebiyat dünyası tanımak isteyenler okuyabilir.
Kısacası Ağır Roman, adı gibi ağır fakat iz bırakan bir eser. Bitirdikten sonra insanın zihninde yalnızca olaylar değil, Kolera Sokağı’nın gürültüsü ve insanları da kalıyor.

Yorumlar
Okurların sesi
İlk yorumu siz bırakabilirsiniz.