Bir Şehit, Bir Öykü, Bir Şiir: Hatıraları Edebiyatla Yaşatmak
Bazı kitaplar yalnızca okunmak için değil, unutulmaya karşı bir iz bırakmak amacıyla hazırlanır. Bir Şehit, Bir Öykü, Bir Şiir de şehitlerin hayatlarını, ailelerinin hatıralarını ve yarım kalan hikâyelerini gelecek kuşlara ulaştırmayı amaçlayan kapsamlı bir çalışmadır. Projenin ilk üç cildi Türkiye’de yayımlandı. Azerbaycan şehitlerine ayrılan dördüncü cilt ise 2025 yılında Azerbaycan’da okurla buluştu. Kitabın Bakü’de gerçekleştirilen tanıtımına şehit yakınları, yazarlar, şairler ve çeşitli kültür insanları katıldı. Eser için Azerbaycan’dan 26, Türkiye’den 33 olmak üzere toplam 59 yazar ve şairin emek verdiği belirtiliyor. Katılımcılar, şehit yakınlarıyla görüşerek onların duygu ve hatıralarını öykü ve şiir biçiminde kaleme aldılar. (Yeni Çağrı)
Bir İsimden Bir İnsan Hikâyesine
Kitabın en önemli tarafı, şehitleri yalnızca birer isim veya tarih olarak bırakmamasıdır. Her şehidin ardında bir aile, bir çocukluk, kurulmuş hayaller ve unutulmaması gereken hatıralar bulunduğunu hatırlatıyor. Öyküler, şehitlerin hayatlarından ve yakınlarının anlattıklarından hareketle hazırlanıyor. Şiirler ise bu hayatların okurda bıraktığı duyguyu farklı bir edebî dille ifade ediyor. Böylece aynı kişi önce hayat hikâyesiyle tanınıyor, ardından ona ithaf edilen şiirle anılıyor. Bu yöntem kitabı sıradan bir biyografi çalışmasından ayırıyor. Okur yalnızca bilgi edinmiyor; anlatılan kişinin ailesine, yaşadığı çevreye ve geride bıraktığı hatıralara da yaklaşma imkânı buluyor.
Türkiye ile Azerbaycan Arasında Edebiyat Köprüsü
Dördüncü cildin bir başka değerli yönü, Türkiye ve Azerbaycan’dan gelen yazarları aynı amaç etrafında buluşturmasıdır. İki ülkeden toplam 59 şair ve yazarın ortak çalışması, eseri yalnızca bir anma kitabı olmaktan çıkararak kültürel bir dayanışma projesine dönüştürüyor. Kitabın Azerbaycan koordinatörlüğünü Dr. İlhame Müslümova ve Dr. Namıq Müslümov yürütüyor. Türkiye’den katılan bazı yazar ve şairler, Bakü’deki tanıtımın ardından şehitlikleri, Şuşa ve Hankendi’yi ziyaret ederek yazdıkları kişilerin yaşadığı ve mücadele ettiği coğrafyayı daha yakından görme fırsatı buldular. (Yeni Çağrı) Bu ziyaretler, kitaptaki metinlerin yalnızca masa başında hazırlanan çalışmalar olmadığını gösteriyor. Yazarların ailelerle görüşmesi ve anlatılan coğrafyayı ziyaret etmesi, öykülerin duygusal temelini güçlendiriyor.
Proje Koordinatörü Harun Yıldırım
Bir Şehit, Bir Öykü, Bir Şiir projesinin fikir babası ve koordinatörü şair-yazar Harun Yıldırım’dır. Projenin gönüllü yazarların desteğiyle yaklaşık dört yıl önce başlatıldığı ve sonraki yıllarda yeni ciltlerle genişlediği aktarılıyor. (Bursa Hâkimiyet) Harun Yıldırım’ın buradaki görevi yalnızca adını kitabın kapağına yazdırmak değildir. Türkiye ve Azerbaycan’dan yazarları, şairleri, şehit ailelerini, editörleri ve destek veren kurumları aynı amaç çevresinde buluşturmak projenin en önemli taraflarından biridir.
Yıldırım, Azerbaycan cildinde yazar olarak da yer almakta ve Şehit İlkin Memmedzade için hazırlanan çalışmayı üstlenmektedir. Projenin koordinatörlüğünü yürütürken aynı zamanda bir şehidin hayatını kaleme alması, çalışmanın edebî tarafına doğrudan katkıda bulunduğunu da gösteriyor. (Yeni Çağrı) Kitapların şehit ailelerine, yazarlara, okullara, derneklere ve vakıflara ücretsiz ulaştırılması da projenin ticarî kaygıdan çok hatıraları yaşatma amacı taşıdığını gösteren değerli bir uygulamadır.
Edebî Yönden Değerlendirme
Çok sayıda yazar ve şairin bulunduğu ortak kitaplarda anlatım biçiminin bölümden bölüme değişmesi doğaldır. Bazı metinlerde öykü dili öne çıkarken bazı bölümlerde şiir ve duygu yoğunluğu daha belirgin olabilir. Bu nedenle eserde tek bir yazara ait roman bütünlüğü aramak doğru olmaz. Kitabın asıl gücü de zaten bütün metinlerin birbirine benzemesinde değil, farklı kalemlerin aynı vefa duygusunda birleşmesindedir. Her yazarın başka bir hayatı ve başka bir aile hatırasını anlatması, esere geniş bir insan portresi kazandırıyor. Böylesine hassas bir konuda edebiyatın görevi acıyı büyütmek değil, hatırayı incitmeden geleceğe taşımaktır. Kitap da savaşın ayrıntılarından çok insanların hayatlarına, ailelerin hafızasına ve geride bırakılan değerlere yöneldiği ölçüde anlam kazanıyor.
Sonuç
Bir Şehit, Bir Öykü, Bir Şiir, bir defada okunup rafa kaldırılacak bir kitaptan çok, her bölümünde başka bir insanı tanımamızı sağlayan ortak bir hatıra defteridir. Eser, şehitlerin isimlerini yalnızca taşlarda ve resmî kayıtlarda bırakmıyor; onları öykülerin, şiirlerin ve ailelerinden dinlenen hatıraların içine yerleştiriyor. Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak hafızasını edebiyat yoluyla buluşturması da projeyi daha anlamlı hâle getiriyor.
Harun Yıldırım’ın koordinatörlüğünde hazırlanan bu çalışma bize şu gerçeği yeniden hatırlatıyor: Bir insanın adı anlatıldıkça, hatırası yeni kuşakların hafızasında yaşamayı sürdürür.
Kişisel Notum
Böyle vefa projelerini çok seviyorum. Yaşanmış hayatların unutulmasına izin vermeyen, hatıraları kelimelerle yeniden yaşatan çalışmalar bana ayrı bir gurur veriyor. Bir şehidin hayatının öyküye, ardından şiire dönüşmesi; geçmişte yaşananların arasında saygıyla gezinmemizi sağlıyor. Bu satırlarda yalnızca isimlerle değil; yarım kalmış hayallerle, ailelerin sakladığı hatıralarla ve geleceğe emanet edilen hayatlarla karşılaşıyoruz. Kitabı henüz okumamış olsam da böylesine anlamlı bir çalışmanın varlığını bilmek, Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak duygularının edebiyat yoluyla yaşatıldığını görmek benim için gurur vericidir. Kitabı okuduğumda, buradaki ilk düşüncelerimi kendi okuma notlarım ve bende bıraktığı duygularla daha da genişletmek istiyorum.