İnsan Denen Değer Teraziyle Tartılmasın

Bir ömrü eksik tarttın, teraziler utandı Verdiğin hüküm değil, duvarlara dayandı Adımı yok sayarken, mürekkebin bulandı Gerçeğin ağır geldi, bütün hesap kapandı

terazi,
** İnsan Denen Değer Teraziyle Tartılmasın
Bir ömrü eksik tarttın, teraziler utandı
Verdiğin hüküm değil, duvarlara dayandı
Adımı yok sayarken, mürekkebin bulandı
Gerçeğin ağır geldi, bütün hesap kapandı
Avucumda tek mühür, yüz pazarda gezildi
Her tezgâhta sözümün başka renge biçildi
Alnı açık hesabım, eğrilere verildi
Benim doğru dediğim, yanlış diye çizildi
Bir değirmen taşında, buğday düşüm savruldu
Söylediğim her hece, taş altında yoğruldu
Un ufak olan sabrım, yeniden de doğruldu
Seslerinden bir türkü, içimde hep kuruldu
Bir saatin dişinde, yıllar beni ezerdi
Her dakika ismimi, başka güne dizerdi
Akrep yelkovan değil, hasretimle gezerdi
Vakit beni unutur, takvim buna gülerdi
Bir kilime işlendim, ilmiklerim söküldü
Her nakışım yarıda, renkler yere döküldü
Sandığın desen değil, yıllar bana örüldü
Son düğüm çözülünce, bütün sırlar görüldü
Suçum yalnız inanmak, bunu herkes fark etti
Yüzü gülen o yargıç, adaleti terk etti
Mührü bozuk bir hüküm, sözlerimi yok etti
Vicdan denen son şahit, sonunda da affetti
Şimdi başka bir devir, kendi adım olacak
Yıpranmış terazimde, doğru ağır basacak
Çarşılarda ses değil, emeğim ses bulacak
Yarın beni geçmişten, yepyeni gün alacak
Mehmet der ki ey insan, hakkı boşa olmasın
Bir lokmalık çıkarı, vicdanına katmasın
Kimse alın terini, ucuz pula satmasın
İnsan denen değeri, keseyle hiç tartmasın
Mehmet Aluç

9kez okundu

Yorumlar

Okurların sesi

0 yorum

İlk yorumu siz bırakabilirsiniz.

Yorum yapmak için giriş yapın.
← Bütün yazılara dön