İçimde adına Felaketleri Önceden Hazırlama Müdürlüğü dediğim hayalî bir kurum vardı. Buradaki küçük memurlar henüz gerçekleşmemiş olayları olmuş gibi kayda geçiriyor, her güzel ihtimali belgesiz diye geri çeviriyor, kötü ihtimalleri incelemeden onaylıyordu.

Sevinç Müdürlüğü ise küçücük bir odada iki kişiyle çalışıyordu. Biri sürekli izinde, diğeri elindeki mutluluk dilekçelerini korkuya kabul ettirmeye uğraşıyordu. Bugün hava güzel dediğinde akşama bozulabilir cevabını alıyor, biri seni düşündü dediğinde kesin bir şey isteyecektir damgasıyla geri gönderiliyordu.

Bir gün içimdeki kurumların bütçesini değiştirmeye karar verdim. Gerçekleşmemiş felaketlerin dosyalarını kapattım. Olmamış Tartışmalar Mahkemesini dağıttım. Söylenmemiş Cevaplar Korosuna izin verdim. Sevinç Müdürlüğüne ise sıcak bir çay, açık bir pencere ve sebepsiz bir kahkaha hazırlaması için geniş bir oda verdim.

Korkularım yok olmadı. Yine kapımı çaldılar. Fakat bu kez evin anahtarını onlara vermedim. Aklım bana her şeyi söyleyebilirdi; neye inanacağıma yine ben karar verecektim.