Bir Sen Kaldın İçimde
Sana söyleyemediğim ne varsa Gecelere bıraktım. Belki bir yıldızın ucunda görürsün diye Adını sessizce söyledim. Sonra sustum. Çünkü bazı ayrılıklar
Bir Sen Kaldın İçimde
Sana söyleyemediğim ne varsa
Gecelere bıraktım.
Belki bir yıldızın ucunda görürsün diye
Adını sessizce söyledim.
Gecelere bıraktım.
Belki bir yıldızın ucunda görürsün diye
Adını sessizce söyledim.
Sonra sustum.
Çünkü bazı ayrılıklar
Kapıyı çarpıp gitmez,
İnsanın içinde bir oda açar
Çünkü bazı ayrılıklar
Kapıyı çarpıp gitmez,
İnsanın içinde bir oda açar
Ve ömür boyu orada oturur.
Ben seni öyle kaybettim.
Ben seni öyle kaybettim.
Ne zaman yağmur yağsa
Pencereye biraz daha yaklaşıyorum.
Sanki uzaklardan gelen her damla
Senin ayak sesinmiş gibi.
Pencereye biraz daha yaklaşıyorum.
Sanki uzaklardan gelen her damla
Senin ayak sesinmiş gibi.
Bir zamanlar
“gel” desen dünyayı bırakırdım.
Şimdi “git” desen bile
Gönlüm senden uzaklaşmayı bilmiyor.
“gel” desen dünyayı bırakırdım.
Şimdi “git” desen bile
Gönlüm senden uzaklaşmayı bilmiyor.
İnsan bazen
Birini unutmak için değil,
Hatırladıkça canı yanmasın diye
Susuyor.
Birini unutmak için değil,
Hatırladıkça canı yanmasın diye
Susuyor.
Ben sustum.
Ama içimde
Sana ayrılmış cümleler hâlâ bitmedi.
Ama içimde
Sana ayrılmış cümleler hâlâ bitmedi.
Bir gün dönersen
Sana hesap sormayacağım.
Neden gittin,
Neden sustun,
Sana hesap sormayacağım.
Neden gittin,
Neden sustun,
Neden beni o kadar beklettin
Diye sormayacağım.
Sadece gözlerine bakacağım.
Çünkü bazı soruların cevabı
Diye sormayacağım.
Sadece gözlerine bakacağım.
Çünkü bazı soruların cevabı
Yıllar geçince değil,
Bir çift gözün içinde bulunuyor.
Belki de sen gelmeyeceksin.
Ben yine de
Bir çift gözün içinde bulunuyor.
Belki de sen gelmeyeceksin.
Ben yine de
Kapının sesine kulak vereceğim.
Çünkü insan
Bazen geleceğini bilmediği birini değil,
Gelme ihtimalini seviyor.
Ve ben seni
Bazen geleceğini bilmediği birini değil,
Gelme ihtimalini seviyor.
Ve ben seni
Belki de en çok
Hiç gelmediğin akşamlarda sevdim.
Şimdi odam sessiz.
Saat ilerliyor.
Hiç gelmediğin akşamlarda sevdim.
Şimdi odam sessiz.
Saat ilerliyor.
Duvarlarda gölgeler büyüyor,
Şehir yavaş yavaş uyuyor.
Bir tek benim içimde
Sabah olmuyor.
Şehir yavaş yavaş uyuyor.
Bir tek benim içimde
Sabah olmuyor.
Çünkü sen giderken
Güneşi de yanında götürdün.
Ben karanlığa alıştım sanıyordum.
Meğer alışmak değilmiş bu...
Güneşi de yanında götürdün.
Ben karanlığa alıştım sanıyordum.
Meğer alışmak değilmiş bu...
İnsan bazı yokluklara
Yalnızca sessizce katlanıyormuş.
Yalnızca sessizce katlanıyormuş.
Ve yıllar sonra bile
Bir şarkının içinde,
Bir kokunun ardında,
Eski bir cümlenin kıyısında
Bir şarkının içinde,
Bir kokunun ardında,
Eski bir cümlenin kıyısında
Yeniden kanıyormuş kalbi.
Ben bugün yine seni düşündüm.
Kimse bilmedi.
Kimse görmedi.
Ben bugün yine seni düşündüm.
Kimse bilmedi.
Kimse görmedi.
Ama içimde bir yer
Sanki sen hiç gitmemişsin gibi
Sessizce adını söyledim.
Sanki sen hiç gitmemişsin gibi
Sessizce adını söyledim.
Ve ben,
İlk günkü gibi,
Başımı eğip
Seni yine sevdim.
İlk günkü gibi,
Başımı eğip
Seni yine sevdim.
II
Sen varken
dünya başka türlü dönüyordu.
Sabahlar daha erken doğuyor,
akşamlar daha geç susuyordu.
dünya başka türlü dönüyordu.
Sabahlar daha erken doğuyor,
akşamlar daha geç susuyordu.
Bir sesin yetiyordu
günün bütün yorgunluğunu unutmama.
Bir bakışın,
içimde yıllardır kapalı duran
günün bütün yorgunluğunu unutmama.
Bir bakışın,
içimde yıllardır kapalı duran
bütün pencereleri açıyordu.
Sana bakarken
kendimi unutuyordum.
Belki aşk dedikleri buydu;
Sana bakarken
kendimi unutuyordum.
Belki aşk dedikleri buydu;
insanın kendi kalbinden çıkıp
başka bir kalpte yaşamaya başlaması...
başka bir kalpte yaşamaya başlaması...
Sen gülerdin,
ben içimden bir bahar geçirirdim.
Sen sustuğunda
dünyanın bütün sesleri kesilirdi.
ben içimden bir bahar geçirirdim.
Sen sustuğunda
dünyanın bütün sesleri kesilirdi.
Elini tuttuğum gün
zamanın bir daha eskisi gibi akmayacağını
nereden bilebilirdim?
Meğer insan
zamanın bir daha eskisi gibi akmayacağını
nereden bilebilirdim?
Meğer insan
en mutlu olduğu anın içinde bile
bir gün özleyeceği bir hatıra biriktirirmiş.
Ben seninle
geleceği düşünüyordum.
bir gün özleyeceği bir hatıra biriktirirmiş.
Ben seninle
geleceği düşünüyordum.
Seninle yaşlanmayı,
aynı pencereden yıllarca bakmayı,
akşam olunca aynı sofraya oturmayı,
bir gün saçlarımız ağardığında
aynı pencereden yıllarca bakmayı,
akşam olunca aynı sofraya oturmayı,
bir gün saçlarımız ağardığında
bugünleri gülümseyerek hatırlamayı...
Ne çok şey sığdırmışım
birkaç güzel güne.
Ne çok inanmışım
“biz” diye başlayan cümlelere.
birkaç güzel güne.
Ne çok inanmışım
“biz” diye başlayan cümlelere.
Sonra bir gün
sesindeki sıcaklık azaldı.
Bunu önce ben anlamadım.
İnsan sevdiği birinin
sesindeki sıcaklık azaldı.
Bunu önce ben anlamadım.
İnsan sevdiği birinin
yavaş yavaş uzaklaştığını
kabullenmek istemiyor.
Kendine bahaneler buluyor:
Yorgundur, diyor.
kabullenmek istemiyor.
Kendine bahaneler buluyor:
Yorgundur, diyor.
Canı sıkkındır.
Biraz zamana ihtiyacı vardır.
Oysa kalp
bazı gerçekleri akıldan önce biliyor.
Biraz zamana ihtiyacı vardır.
Oysa kalp
bazı gerçekleri akıldan önce biliyor.
Ben de biliyordum.
Sadece bilmek istemiyordum.
Çünkü insan
sevdiğini kaybetmekten önce
Sadece bilmek istemiyordum.
Çünkü insan
sevdiğini kaybetmekten önce
onu kaybetme ihtimalinden korkuyor.
Ben seni kaybetmeden önce
kaybetmenin acısını yaşamaya başlamıştım.
Ve sen o gün çoktan gitmiştin...
Ben seni kaybetmeden önce
kaybetmenin acısını yaşamaya başlamıştım.
Ve sen o gün çoktan gitmiştin...
III
Bir gün
hiçbir şey olmadı aslında.
Ne bir kavga çıktı,
ne kapılar çarptı,
hiçbir şey olmadı aslında.
Ne bir kavga çıktı,
ne kapılar çarptı,
ne de birbirimize ağır sözler söyledik.
Sadece...
Bir şey eksildi aramızdan.
Adını koyamadık.
Sadece...
Bir şey eksildi aramızdan.
Adını koyamadık.
Sen yine karşımdaydın,
ben yine yanındaydım.
Ama sanki aramıza
kimsenin göremediği
ben yine yanındaydım.
Ama sanki aramıza
kimsenin göremediği
uzun bir yol girmişti.
Eskiden susunca
ne düşündüğünü anlardım.
O gün sustun,
Eskiden susunca
ne düşündüğünü anlardım.
O gün sustun,
ben hiçbir şey anlayamadım.
Gözlerin gözlerime değdi
ama eskisi gibi kalmadı üzerinde.
Bir yabancının bakışı değildi bu,
Gözlerin gözlerime değdi
ama eskisi gibi kalmadı üzerinde.
Bir yabancının bakışı değildi bu,
daha acısıydı...
Tanıdığım birinin
benden uzaklaşan bakışıydı.
Sana bir şey sormak istedim.
Tanıdığım birinin
benden uzaklaşan bakışıydı.
Sana bir şey sormak istedim.
“Benden gidiyor musun?”
Diyemedim.
Çünkü bazı sorular vardır,
cevabını duymaktan korktuğun için
Diyemedim.
Çünkü bazı sorular vardır,
cevabını duymaktan korktuğun için
dilin söylemeye yanaşmaz.
Ben de sustum.
Sen sustun.
İki insanın arasında
Ben de sustum.
Sen sustun.
İki insanın arasında
koskoca bir sessizlik büyüdü.
Oysa eskiden
bir kelimen yetiyordu
içimde binlerce şeyin başlamasına.
Oysa eskiden
bir kelimen yetiyordu
içimde binlerce şeyin başlamasına.
Şimdi binlerce kelime vardı içimde,
hiçbirini sana söyleyemiyordum.
O akşam
yan yana oturduk.
hiçbirini sana söyleyemiyordum.
O akşam
yan yana oturduk.
Aynı gökyüzünün altında,
aynı havayı soluyarak...
Ama ben ilk defa
sana bu kadar uzaktım.
aynı havayı soluyarak...
Ama ben ilk defa
sana bu kadar uzaktım.
Elini uzatsan
tutabilirdim.
Ama uzatmadın.
Ben de uzanmadım.
tutabilirdim.
Ama uzatmadın.
Ben de uzanmadım.
Belki de ayrılıklar
böyle başlıyor.
Önce eller birbirinden çekiliyor,
sonra gözler,
böyle başlıyor.
Önce eller birbirinden çekiliyor,
sonra gözler,
sonra cümleler...
En sonunda
insan sevdiğinin yanında bile
kendini yalnız hissediyor.
En sonunda
insan sevdiğinin yanında bile
kendini yalnız hissediyor.
Sen giderken
“hoşça kal” demedin.
Ben de
“kal” diyemedim.
“hoşça kal” demedin.
Ben de
“kal” diyemedim.
Sadece kapıya kadar baktım.
Ayak seslerin uzaklaştı.
Bir süre sonra
hiçbir şey duymadım.
Ayak seslerin uzaklaştı.
Bir süre sonra
hiçbir şey duymadım.
Ama o sessizlik...
İçimde hâlâ devam ediyor.
O gün anladım:
Bazı insanlar
İçimde hâlâ devam ediyor.
O gün anladım:
Bazı insanlar
hayatımızdan bir anda çıkmıyor.
Önce kalplerinden gidiyorlar.
Sonra yanımızdan.
Ve insan
Önce kalplerinden gidiyorlar.
Sonra yanımızdan.
Ve insan
asıl o ilk gidişte kırılıyor.
Sen daha kapıdan çıkmadan
ben seni özlemeye başlamıştım.
İşte benim en büyük yenilgim buydu:
Sen daha kapıdan çıkmadan
ben seni özlemeye başlamıştım.
İşte benim en büyük yenilgim buydu:
Seni kaybettiğim gün değil,
Seni kaybedeceğimi
anladığım gün
paramparça oldum.
Seni kaybedeceğimi
anladığım gün
paramparça oldum.
Mehmet Aluç
2kez okundu
Okur halkası
Bu eser sizde ne bıraktı?
2 okunma · 0 onaylı yorum · 0 beğeni

Yorumlar
Okurların sesi
İlk yorumu siz bırakabilirsiniz.