Bizim Sema Yine Aynı Sema

Bizim Sema yine aynı Sema, Dudak büken, Burun kıvıran havasında.

burun kıvırmak,
Bizim Sema Yine Aynı Sema
Bizim Sema yine aynı Sema,
Dudak büken,
Burun kıvıran havasında.
Bir kelime söylersin,
Başını yana çevirir;
Sanki kelimenin içinde
Ona değecek bir şey yokmuş gibi.
Çay soğur önünde,
Bakışı soğur.
Perdenin aralığından
Sokağa bakar,
Sokak ona bakmaz.
Bizim Sema yine aynı Sema,
Bir omzunda suskunluk,
Bir omzunda küçücük bir dünya taşır.
Gül desen,
Gülüşünü yarım bırakır.
Git desen,
Kapıya kadar gelip
Arkasını dönmez.
Akşam çöker,
Sema'nın yüzüne değil,
Evin bütün köşelerine.
Bir sandalye çekilir,
Bir tabak konur masaya,
Kimse bir şey sormaz.
Bizim Sema yine aynı Sema
Dudak büken,
Burun kıvıran,
Ama gece herkes uyuduğunda
Pencerenin önünde
Uzun uzun duran.
Sanki gidecekmiş gibi,
Sanki kalacakmış gibi,
Sanki hiçbir şey olmamış
Ama her şey olmuş gibi.
Mehmet Aluç

1kez okundu

Yorumlar

Okurların sesi

0 yorum

İlk yorumu siz bırakabilirsiniz.

Yorum yapmak için giriş yapın.
← Bütün yazılara dön