Monolog Röportaj -Aşkın Henüz Yazılmamış Cümleleri-
Sunucu Mehmet:
Hoş geldiniz Kul Mehmet. Bugün sizinle aşkı konuşacağız. Fakat daha önce binlerce kez söylenmiş sözleri tekrarlamak istemiyoruz. Aşkı basit, anlaşılır ve farklı kelimelerle anlatmaya çalışacağız.
Hoş geldiniz Kul Mehmet. Bugün sizinle aşkı konuşacağız. Fakat daha önce binlerce kez söylenmiş sözleri tekrarlamak istemiyoruz. Aşkı basit, anlaşılır ve farklı kelimelerle anlatmaya çalışacağız.
Konuk Kul Mehmet:
Hoş bulduk Mehmet Bey. Öncelikle bizi izleyen bütün seyircilerimize selâm ve saygılarımı sunuyorum. Umarım bugün aşkı büyütmeden, küçültmeden ve süslemeden konuşabiliriz. Çünkü aşk bazen anlatıldığı kadar karmaşık değildir. Onu karmaşıklaştıran çoğu zaman insanların beklentileridir.
Hoş bulduk Mehmet Bey. Öncelikle bizi izleyen bütün seyircilerimize selâm ve saygılarımı sunuyorum. Umarım bugün aşkı büyütmeden, küçültmeden ve süslemeden konuşabiliriz. Çünkü aşk bazen anlatıldığı kadar karmaşık değildir. Onu karmaşıklaştıran çoğu zaman insanların beklentileridir.
Sunucu Mehmet:
Öyleyse en sade soruyla başlayalım. Sizce aşk nedir?
Öyleyse en sade soruyla başlayalım. Sizce aşk nedir?
Konuk Kul Mehmet:
Aşk, bir insanın hayatına izinsiz girmek değil, kapısının açılmasını sabırla beklemektir. Birini kendine benzetmeye çalışmak değil, onun farklılıklarına yer açmaktır.
Aşk, bir insanın hayatına izinsiz girmek değil, kapısının açılmasını sabırla beklemektir. Birini kendine benzetmeye çalışmak değil, onun farklılıklarına yer açmaktır.
Bence aşk, evdeki boş sandalyeye oturmak değildir; karşındaki insan yorulduğunda ona bir sandalye çekmektir. Büyük cümlelerden önce küçük davranışları görebilmektir. “Seni düşünüyorum” demekten önce gerçekten düşünmektir.
Sunucu Mehmet:
Aşkın en çok hangi yönü yanlış anlaşılıyor?
Aşkın en çok hangi yönü yanlış anlaşılıyor?
Konuk Kul Mehmet:
İnsanlar aşkı sahip olmak sanıyor. Oysa insan bir eşyaya sahip olabilir; başka bir insanın sahibi olamaz. Aşk, iki insanın birbirine hükmetmesi değil, birbirinin sınırlarını anlamasıdır.
İnsanlar aşkı sahip olmak sanıyor. Oysa insan bir eşyaya sahip olabilir; başka bir insanın sahibi olamaz. Aşk, iki insanın birbirine hükmetmesi değil, birbirinin sınırlarını anlamasıdır.
Sürekli nerede olduğunu sormak ilgi değildir. Her kararına karışmak korumak değildir. Gerçek sevgi, karşındakinin kendi sesiyle konuşmasına izin verir. Çünkü aşkın sağlıklı olanı insanı küçültmez; kendisi olarak kalmasına yardım eder.
Sunucu Mehmet:
Peki, aşk sadece güzel günlerde mi anlaşılır?
Peki, aşk sadece güzel günlerde mi anlaşılır?
Konuk Kul Mehmet:
Hayır. Güzel günlerde herkes güzel konuşabilir. Asıl mesele, hayatın düzeni bozulduğunda ortaya çıkar.
Hayır. Güzel günlerde herkes güzel konuşabilir. Asıl mesele, hayatın düzeni bozulduğunda ortaya çıkar.
Aşk bazen bir odanın ışığını açmak gibidir. Karanlığı tamamen yok edemezsiniz ama birbirinizin önündeki eşyaları görmesini sağlarsınız. Yani sevgi bütün sorunları çözmez; insanın sorunlarla yalnız kalmasını önler.
Sunucu Mehmet:
Aşkta konuşmak mı, susmak mı daha önemlidir?
Aşkta konuşmak mı, susmak mı daha önemlidir?
Konuk Kul Mehmet:
Yerine göre ikisi de önemlidir. Fakat susmak, karşındakini cezalandırmak için kullanılmamalıdır. Konuşmak da yalnızca kendi sesini duyurmak değildir.
Yerine göre ikisi de önemlidir. Fakat susmak, karşındakini cezalandırmak için kullanılmamalıdır. Konuşmak da yalnızca kendi sesini duyurmak değildir.
Dinlemek, aşkın görünmeyen emeğidir. İnsan bazen cevap vermek için değil, anlamak için dinlemelidir. Çünkü bazı cümlelerin açıklamaya değil, dikkatle duyulmaya ihtiyacı vardır.
Sunucu Mehmet:
Aşk ile alışkanlık arasındaki fark nedir?
Aşk ile alışkanlık arasındaki fark nedir?
Konuk Kul Mehmet:
Alışkanlık, bir insanın hep aynı yerde duracağını düşünmektir. Aşk ise her gün yeniden özen göstermektir.
Alışkanlık, bir insanın hep aynı yerde duracağını düşünmektir. Aşk ise her gün yeniden özen göstermektir.
Bir çiçeğin yıllardır aynı pencerede bulunması, onun suya ihtiyacı olmadığı anlamına gelmez. İnsan ilişkileri de böyledir. “Nasıl olsa biliyor” demek yerine güzel olanı söylemek, yanlış olanı düzeltmek gerekir.
Sunucu Mehmet:
Aşkın içinde güven nasıl bir yer tutar?
Aşkın içinde güven nasıl bir yer tutar?
Konuk Kul Mehmet:
Güven, aşkın kapısıdır ve bu kapı yalnızca içeriden açılır. Zorla açılan kapı güven değildir.
Güven, aşkın kapısıdır ve bu kapı yalnızca içeriden açılır. Zorla açılan kapı güven değildir.
Bir insanın söyledikleriyle yaptıkları birbirine uyuyorsa güven oluşur. Verilen sözler küçük görülmemelidir. Çünkü bazen büyük kırgınlıklar, yerine getirilmeyen küçük sözlerin birikmesiyle doğar.
Sunucu Mehmet:
Aşk bittiğinde geriye ne kalır?
Aşk bittiğinde geriye ne kalır?
Konuk Kul Mehmet:
Her ilişki aynı şekilde sürmeyebilir. Fakat sona eren bir yakınlık, yaşanan güzel günleri değersiz yapmaz. İnsan ayrılırken de saygılı olabilir.
Her ilişki aynı şekilde sürmeyebilir. Fakat sona eren bir yakınlık, yaşanan güzel günleri değersiz yapmaz. İnsan ayrılırken de saygılı olabilir.
Bence olgunluk, gidenin arkasından kötü sözler söylememektir. Yaşananları bir silah gibi kullanmamaktır. Bazen yollar ayrılır ama insanın öğrendikleri onunla yürümeye devam eder.
Sunucu Mehmet:
Son olarak seyircilerimize aşk hakkında ne söylemek istersiniz?
Son olarak seyircilerimize aşk hakkında ne söylemek istersiniz?
Konuk Kul Mehmet:
Aşkı yalnızca güzel sözlerde aramayın. Size ayrılan zamanda, dikkatle dinlenen cümlelerde ve küçük bir hatanın içtenlikle düzeltilmesinde arayın.
Aşkı yalnızca güzel sözlerde aramayın. Size ayrılan zamanda, dikkatle dinlenen cümlelerde ve küçük bir hatanın içtenlikle düzeltilmesinde arayın.
Aşk, iki insanın birbirinde kaybolması değildir. Yan yana dururken kendileri olarak kalabilmeleridir. Birbirlerinin eksiklerini kullanmak yerine, güçlerini çoğaltmalarıdır.
Kısacası aşk; gürültülü bir ilan değil, sessiz ve düzenli bir emektir.
Sunucu Mehmet:
Bu sade ve düşündürücü açıklamalarınız için teşekkür ederiz Kul Mehmet.
Bu sade ve düşündürücü açıklamalarınız için teşekkür ederiz Kul Mehmet.
Konuk Kul Mehmet:
Ben teşekkür ederim Mehmet Bey. Bizi izleyen bütün seyircilerimize yeniden selâm ve saygılarımı sunuyorum.
Ben teşekkür ederim Mehmet Bey. Bizi izleyen bütün seyircilerimize yeniden selâm ve saygılarımı sunuyorum.
Sunucu Mehmet:
Bir başka röportajda yeniden buluşmak dileğiyle. Hoşça kalın.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Bir başka röportajda yeniden buluşmak dileğiyle. Hoşça kalın.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sunucu Mehmet ile konuk Kul Mehmet’in aynı kişilikte buluştuğu bu monolog röportaj, insanın kendi içine yönelttiği soruları sade ve samimi bir dille anlatıyor. Aşk, alışılmış tanımların dışına çıkarılarak yalnızca bir kavuşma değil; bekleme, anlama, değişme ve insanın kendisiyle yüzleşme hâli olarak ele alınıyor. Soru ile cevabın aynı yürekten gelmesi metne farklı bir derinlik kazandırmış. Okuyucu, bir röportajı dinlerken aynı zamanda Kul Mehmet’in iç dünyasında gerçekleşen sessiz bir hesaplaşmaya tanık oluyor. Düşündüren, duygulandıran ve kendine özgü anlatımıyla dikkat çeken başarılı bir çalışma olmuş.